Go Back   EdebiyatDenizi.Com - Edebi ve Düşünsel Ufkunuz > EDEBİYAT > Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı > Servet-i Fünun Edebiyatı
Kayıt ol Yardım Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Loading

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Reklam Alanı
  #1  
Alt 20.02.11
DenizYıLdızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kurucu Üye
-------------------
DenizYıLdızı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üye Numarası : 21
Üyelik Tarihi : 19-04-2008
Bulunduğu Yer : İZMİR
Mesaj Sayısı : 2.778
Thanks: 49
Aldığım Teşekkür: 54
Tecrübe Puanı : 3451
Tecrübe : DenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond reputeDenizYıLdızı has a reputation beyond repute
Yeni Servet-i Fünun Edebiyatını Hazırlayan Siyasal ve Sosyal Sebepler

.


SERVET-İ FÜNUN EDEBİYATINI HAZIRLAYAN
SİYASAL VE SOSYAL SEBEPLER



Avrupai Türk edebiyatının ikinci ve toplu hareketi 1895 yılında, Servet-i Fünun dergisi çevresinde toplanan genç edebiyatçılar tarafından yapıldı. II. Abdülhamit’in saltanat dönemine denk gelen Servet-i Fünun edebiyatı devrin ağır ve baskılı havasını hep üzerinde hissetti.II. Abdülhamit’in saltanat dönemi edebiyatı üç bölümde incelenmektedir:

1.Dönem: Tanzimat edebiyatı ile, Servet-i Fünun edebiyatı arası.

2.Dönemi: Servet-i Fünûn edebiyatı oluşturur. Bu da ancak beş altı yıl devam edebildi.

3. Dönem: Bu dönem Servet-i Fünun’dan sonra II. Meşrutiyet’in ilanına kadar süren dönem.

Servet-i Fünun, Batı etkisindeki Türk edebiyatının ikinci önemli safhasıdır. Bu edebiyat, Sultan Abdülhamit zamanında doğmuş, gelişmiş ve yine bu devirde son bulmuş bir edebiyattır.

Türk edebiyatı aşağıda belirtilen ideolojiler etrafındaki mücadeleleriyle önemli bir rol oynar. Bazen de kendi hazırladığı bu olayların baskın etkisi altında kalır.

Gelişen ideolojiler şu başlıklar altında toplanır:

1. Osmanlıcılık
2.İslamcılık
3. Medeniyetçilik
4.Türkçülük

Her biri cemiyetin ayrı bir realitesini karşılayan bu ideolojilerin etrafındaki mücadele, belki de Modern Türk edebiyatının asıl tarihini yapar.

Medeniyetçilik ideolojisiyle hareket eden şair ve yazarlardan, Hamit ve Recaizade şu düşünceleri ileri sürüyorlardı:

1-İslam uygarlığı devrini tamamlamıştır.
2-Batıda düşüncesiyle, sosyolojisiyle ve tekniği ile yeni bir uygarlık çıkmıştır.
3-Osmanlı devletini bu uygarlık er geç yıkacaktır.

Bu açıklamalarla Avrupa’nın tablosunu çiziyorlardı. Bu tablo karşısında bizde durum nasıldı?

Bu dönem, özellikle imparatorluk üzerinde kötü emeller besleyen Avrupalı devletlerin bu emellerini gerçekleştirmek için, içte ve dışta çeşitli oyunlar sergilemeye çalıştıkları bir devredir. İmparatorluk ise, kendisine "hasta adam" gözüyle bakılan devleti bir süre daha ayakta tutabilmek için birtakım sıkı önlemler almak zorunda kalır. Bu dönemin sert görünüşü, özgürlük anlayışını neredeyse bir fikri sabit durumuna getiren bu devir gençlerinde ruhsal bir bunalım yaratmıştır.

Özellikle devletin içten ve dıştan karşı karşıya kaldığı bu tehlikeleri önleyebilmek için alınan önlemler, Tanzimatçıların sahip oldukları özgürlük havasına olanak vermiyordu. Bu olanaksızlık gençleri ruhsal bunalımlara yönlendiriyordu.1877 Osmanlı-Rus savaşının kötü sonuçlanması üzerine,1876’da açılan Meclis-i Mebusan tekrar kapatılır. Devlet Rumeli’de bağımsızlığını kazanmaya çalışan azınlıklar karşısında bile zayıf duruma düşer. Dünyayı kaplayan özgürlük, milliyet ve bağımsızlık cereyanlarının, özellikle Batılı büyük devletlerin gayretleriyle hızla gelişmesi, devlet yönetimini de bunaltır. Bu yüzden alınan önlemlerin dozu biraz daha artar. Kendi yurttaşı olan yabancı toplulukların dıştan destekli isyan girişimlerini önleme olanağı daralır.Büyük devletlerin her zengin coğrafyaya sahip olma istekleri gittikçe bir tutku halini alır.Kendi aydınları tarafından bile desteklenme talihini kaybeden imparatorluk yönetiminin alınan bu sıkı önlemlerin sebebini açıklayamaması, yönetimi gençlerin gözünde tek suçlu durumuna düşürüyordu.

İdealist düşüncelerle ortaya çıkan Jön Türklerin dış tehlikeler karşısında tam bir ulusal bütünlük içerisinde bulunmak yerine, işi Ermenilerle iş birliği yapacak kadar ileri götürmeleri, yönetimin aldığı önlemleri daha da artırmasına yol açar. Bu arada saray yönetimi içinde, hoşnutsuzluğu gittikçe nefrete dönüşen bu gençleri dış tehlikeler karşısında uyanık olmaya çağıracak deneyimli ve bilgili kişiler bulunmamaktaydı. Devletin karşı karşıya kaldığı bu tehlikeler karşısında bir kısım seçkin aydınlar olaylara kayıtsız kalırken, bir kısmı ise kendisini koyu bir Avrupa savunuculuğunun kucağına atıyordu. Babıâli’nin nüfusunu Abdülhamit, tamamıyla ortadan kaldırıp, Yıldız’ı hâkim vaziyete getirmiş, iktidar koltuklarına kendine uygun adamları geçirmek suretiyle, kesin ve etkili bir disiplin mekanizması kurmuştu. Bu hâkimiyetini denetim altında tutabilmek için bir polis teşkilatı kurmuştu. Bu öyle yaygınlaştı ki herkes padişaha yaranmak için birer hafiye kesilmişti.

Çizilen bu siyasal tablonun karşısına medeniyetçiler şu görüşlerini ileri sürdüler:

1-Batıdaki düşünceleri, yaşayışları, tekniği aynen almalıyız.

2-Bir Avrupalı gibi olursak, onlara benzediğimiz için Avrupalılar bize saldırmazlar.

Medeniyetçiler, daha önce açıkladıkları gibi "İslam medeniyeti devrini tamamlamıştır.’"derlerken, Avrupalıların (Hıristiyan) uygarlık ve tekniğinin hızla geliştiğini ileri sürmekteydiler. Oysaki şunu unutuyorlardı, hayran oldukları bu uygarlık, bir zamanlar Osmanlı devletinin gücüne muhtaç ve Osmanlı-İslam uygarlığı hayranı idi. Onlar Ortaçağ engizisyonunu yaşarken, bizde bilim ve fen canlı bir şekilde devam ediyordu. Batı; düşüncede, sosyolojide ve teknikte bir gelişme göstermiştir. Servet-i Fünun gençliğine göre biz bunların hepsini aynen almalıyız. Ama şunu akıl edemediler ki; her milletin düşünce, yaşayış ve sosyal yapısı farklıdır.

Bu bunalımlı ve buhranlarla dolu zor dönem 1908’de son bulur. Devlet yönetimi İttihat ve Terakki cemiyetinin eline geçer. Fakat felaketler zinciri yine de son bulmaz. Devlet İttihat ve Terakkinin tecrübesiz hareketi sonucu Balkan savaşının getirdiği başarısızlıklarla felakete sürüklenir.

Bu edebiyat o dönemin siyasi durumu, anlatılırken de belirtildiği gibi, hürriyetsizlik anlayışının o dönem gençlerince bir bunalım olarak görüldüğü devrede kuruldu. Bu dönem, Batının sadece edebiyat kaynağı olarak görüldüğü gibi, özgürlük kaynağı olarak ta görüldüğü devredir. Bu dönemde Batıya olan hayranlık had safhaya ulaşmıştır. Bu siyasi dönemde yetişip edebiyat yapmaya çalışırlar. Böyle bir durumun bütün millette doğurduğu hastalık, melankoli, hayattan bezginlik ve kaygısızlık şüphesiz onların da ruhunda aynı etkiyi uyandıracaktı.

Bu cereyanın edebiyatçıları, Doğu kültüründen önce ve Doğu edebiyatından önce Batı edebiyatını tanımışlardır. Hatta aralarında bunu bir övünç fırsatı sayanlar da vardır. Sosyal meselelerin serbestçe konuşulamayışı, bu hususta kendini göstermek isteyen iradelerin susturuluşu, herkeste bir neme lazımcılık hissi doğurmuştu. Herkes kendi derdine ve kendi keyfine düşmüş, sosyal sorumluluk duygusu tamamen yok olmuştu. Meseleleri söz söylemek olan edebiyatçılar başka konular aramaya başlamışlardı. Şu düşünceleri ileri sürdüler:

* Avrupa imparatorluk ve derebeylik dönemini aşmıştır.(1789 Fransız İhtilali ile)

* Avrupa’da (özellikle Fransa’da) burjuvazi adı verdiğimiz şehirlilerle işçiler gibi iki tabaka vardır. Bu iki tabakanın çekişmesiyle iki edebiyatta buna bağlıdır. Bizde de benzeri yapılar gerçekleşmediği takdirde, edebiyatımızın gelişmesi mümkün değildir.


.
Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş !
Reklam Alanı
Yeni Konu aç Cevapla

Anahtar Kelimeler
abdülhamit, avrupai türk edebiyatı, edebiyat-ı cedide, edebiyatını, fÜnun, hazırlayan, sebepler, servet-i fünun, servet-i fünun edebiyatını hazırlayan siyasal ve sosyal sebepler, serveti, siyasal, sosyal


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:41.


Protected by CBACK.de CrackerTracker

SEO by vBSEO 3.6.0